11 Mayıs 2010 Salı

Phoenix'in Güneşi Yakmaya Devam Ediyor


NBA'de geride kalan play off serilerinde şu ana dek göze çarpan en önemli performans şüphesiz Phoenix Suns'a aitti. Tamam normal sezonun son dönemlerinde yakaladıkları form durumlarıyla play offlara ne kadar iddialı girdiklerini herkese gösterdiler ancak eminim ki kimse onlardan bu denli iyi bir performans beklemiyordu. Portland'ı 4-1 ve ardından Spurs'u 4-0 ile geçtiler ki gerçekten alkışa değer oyunlarla. Gelin Suns'ın play off macerasına kısaca bir göz atalım.

Play off ilk turunda Portland ile eşleşen Suns kendi evinde çıktığı ilk maçında rakibine 105-100 kaybedip 1-0 geriye düşmesine rağmen seriyi 4-2 ile geçmeyi başardı. Serinin daha ilk maçında sezon içerisinde en çok eleştiriye uğradıkları savunma yapamama daha doğrusu yapmama hastalığı baş göstermiş ve Brandon Roy'dan yoksun Portland'a kendi evlerinde 105-100 lük skorla boyun eğmişlerdi.Ancak iki takım arasında apaçık görünen bir kalite farkı söz konusuydu.İkinci maçta rakibini %38 gibi bir saha içi şut yüzdesinde tutan Suns hücumda da normale dönünce sahadan 119-90 luk skorla galip ayrıldı ve seriye 1-1 lik eşitliği getirdi.NBA'in atmosfer açısından en zor deplasmanlarından Rose Center'da ateşli Portland taraftarı önüne çıkan Suns, Richardson'un 42 sayısıyla maçtan galip ayrılıp seride 2-1 öne geçti kalan maçlarda da rakibine üstünlük kurup seriye 4-2 ile nokta koymuştu. Seri boyunca akıllarda kalan olaylar ; Jason Richardson'ın serinin 3. maçında attığı 42 sayıyla play off kariyer rekorunu kırması, Suns'ın seri boyunca normal sezona nispeten savunma sertliğini arttırıp rakibini sadece 93 sayı ortalamasında tutması ve 38 lik Grant Hill'in savunmadaki inanılmaz gayretleri oldu. Serinin tartışmasız yıldızı ise Jason Richardson'dı. 23.5 sayı ortalamasıyla oynayıp, takımının skor açısından tıkandığı zamanlarda hep o sahnedeydi.Kariyeri boyunca akıllarda hep Golden State'teki smaçlarıyla yer edinen J-Rich şimdilerde ise batıda finale yürüyen takımının en önemli silahlarının başında geliyordu.

Portlad'ı 4-2 ile geçen Suns için play offlar aslında şimdi başlıyordu çünkü rakipleri 2003, 2004, 2007 ve 2008 senelerinde play offlarda karşılaştıkları ve 4 seriden de boynu bükük ayrılmalarına neden olan SA Spurs olacaktı. Spurs ilk turdaki rakibi Dallas'ı 4-2 ile geçerek Suns'a rakip olmuştu. Son 4 eşleşmede rakibine adeta kan kusturan Spurs yine favoriydi birçok otoriteye göre. Özellikle Nash'in sakatlığından dolayı Portland serisinin son maçlarındaki tutuk oyunu ve pota altı savunmasında takımı adına önemli rol oynayan Robin Lopez'in sakatlığı Spurs'u bir adım öne çıkarıyordu bu seri öncesi . Ancak seri hiçte beklenen gibi başlamadı. US Airways Center’daki ilk maçtan Portland serisinin en formda ismi olan Richardson’ın 27 sayısı, Amare’nin 23 sayısı ve maçın yıldızı olan Nash’in 33 sayı 10 asisti ile galibiyet ile ayrılmayı başarmıştı Suns. Serinin ikinci maçında ise rakibine ribaundlarda 49 - 37 üstünlük kuran ve rakip potaya kenardan gelen Frye-Dudley ikilisinin 26 sayı bırakmasıyla rakibini 110-102 mağlup eden Alvin Gentry'nin öğrencileri 2-0 lık avantajla gidiyordu AT&T Center'a. Aslında Spurs'un, rakibinin oyun mantalitesine ayak uydurup maçı savunma yerine hücum üstüne kurması ev sahibinin lehine sonuç vermişti. Çünkü Richardson, Nash , Dudley ve Frye yüzdeli atmaya devam ediyordu. 2-0 a rağmen Spurs evindeki maçlardan galip ayrılarak seriye 2-2 lik eşitliği getirme amacındaydı. Maça da bu amaç doğrultusunda bir hayli hızlı başladı ev sahibi Spurs. İlk yarıda fark bir ara 18 sayıya ulaşsa da Richardson takımını sırtlamaya devam ediyordu ve devre sadece 6 sayıyla Spurs'un üstünlüğüyle geçildi. Bir önceki maçta Dudley-Frye ikilisinden gelen ekstra katkılardan sonra üçüncü maçta sahneye Sloven oyun kurucu Goran Dragic öyle bir çıktı ki akıllara zarar. Dragic dördüncü çeyrekte 11’de 9’la 23 sayı atarak Charles Barkley’nin Spurs’e karşı play off maçında bir çeyrekte en fazla sayı atma rekorunu kırdı.5 te 5 üçlük isabetinin yanı sıra Duncan-Blair-McDyess ile çevrili Spurs pota altını her dalışında perişan etti ve Nash'in arkasındaki oyuncu olarak neler öğrendiğinin kısa bir özetini geçti 24 lük Dragic.Spurs deplasmanından 110-96 ile galip ayrılan ve seriyi 3-0 getiren Suns final kapısını artık sonuna kadar aralamıştı. Dün gece de Duncan'ın dirseği sonucu tek gözü kapanıp kaşına 6 dikiş atılan Nash'in son çeyrekteki 10 sayı, 5 asistlik performansıyla rakibini 107-101 ile geçen Suns son 4 playoff eşleşmesinin intikamını çok ağır almış oldu. Suns'ın 4-0 ile rakibini süpürdüğü seride akıllarda kalan olaylar ; Grant Hill'in ders niteliğindeki savunması, Nash'in tek gözle de olsa neler yapabileceğini göstermesi, Amare'nin belki de kariyerinin en olgun basketini oynaması, 24 lük Dragic'in sadece 17 dakikada rakip potaya 24 sayı bırakarak tarihe geçmesi, Richardson'un takımını sırtlamaya devam etmesi ve Gentry'nin yarattığı kahramanlar Dudley,Frye ve Amundson'un takımları için verdikleri inanılmaz mücadeleydi.

İlk turda Portland'ı geçen ardından da Spurs'u 4-0 ile süpüren Phoenix'in güneşi bakalım finalde can yakmaya devam edecek mi.

2 yorum:

  1. kardeşim 4-2 deilmiydi seri portland serisi

    YanıtlaSil
  2. Portlad'ı 4-2 ile geçen Suns için play offlar aslında şimdi başlıyordu ... yazılmış zaten

    YanıtlaSil