24 Nisan 2010 Cumartesi

Büyük Oyuncu Böyle Olsa Gerek !


NBA'de dün gece batı konferansında oynanan maçta SA Spurs rakibi Dallas'ı 94-90 mağlup ederek seride durumu 2-1 e getirdi.Maçın olayı ise Dirk Nowitzki'nin dirsek darbesiyle burnu kırılan Manu Ginobili'nin soyunma odasına gidip daha burnundaki hasara teşhis konmadan burnunda tamponla maça geri dönmesiydi.Manu maçta kaydettiği 15 sayının 11'ini son çeyreğe sığdırarak galibiyetin gelmesinde büyük rol oynadı.Dün Türkiye'de olamayacağını açıklayan Ginobili'yi yazın izleyemeyecek olmanın ne kadar üzücü olacağını birkez daha anladım.Manu'nun hırsına,takımı için yaptığı fedakarlığa ve basketbol aşkına hayran olmamak elde değil.Dün geceki maç onun ne kadar özel bir oyuncu olduğunun tesciliydi adeta.

Oklahoma City Thunder - LA Lakers (1-2)


Oklahoma ile Lakers serinin 4. maçında karşı karşıya geliyor.3. maç öncesi yaptığım maç analizinde söylediğim gibi Oklahoma City güçlü rakibi karşısında galibiyete uzandı.Çok özel bir geceydi onlar için.Tarihlerinde ilk defa seyircisi önünde play off mücadelesine çıkan muhteşem gençler,yılın koçu seçilen Scott Brooks ve muhteşem taraftarlarına bu galibiyetten daha güzel bir hediye veremezlerdi herhalde.Kevin Durant hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki hangi birinden başlasam bilmiyorum.29 sayıyla takımın skor yükünü çekmesinden mi 19 ribaund ile kariyer rekoru kırmasından mı.Yoksa son çeyrek boyunca Kobe Bryant'ı savunup onu 10/2 şut yüzdesinde tutmasından mı.Hele ki maç sonunda yaptığı “Asistan koç Ron Adams benden Kobe’yi savunmamı istedi. Bende elimden gelenin en iyisini yaptım. Dünyanın en iyi oyuncusuna karşı oynamak beni de güçlendirir çünkü” açıklaması Durant'in genç yaşına rağmen ne kadar olgun bir karaktere sahip olduğunun kanıtıydı.Lakers cephesinde ise belki de tek aksayan nokta guard pozisyonundaki Derek Fisher'dı.Karşısında oynayan Russel Westbrook serinin ilk maçından beri rakibine karşı inanılmaz bir üstünlük sağlamış durumda.Son maçtaki 21’de 11’le 21 sayı, 8 ribaund ve 4 asistlik performansı da bunun bir kanıtı olsa gerek.Fisher'ın ilerleyen yaşı en büyük dezavantajı.Tahminimce sezon sonunda LA Lakers'ın ilk hamlesi guard pozisyonuna olacak.Maça gelirsek yine çok zevkli ve çok çekişmeli bir mücadele bizi bekliyor olacak.Bakalım muhteşem çocuklar Kobe ve arkadaşlarına bir mağlubiyet daha tattırabilecek mi.
(alt)

Charlotte Bobcats - Orlando Magic (0-2)


Serinin 3. maçında takımlar Time Warner Arena'da karşı karşıya geliyor.İlk iki maçta rakibi karşısında 20 sayıların üstünde geriye düşse de bir şekilde geri dönüş yapan Bobcats maçın sonunu ise getiremedi.Howard'ı Ratliff-Mohammed-Chandler üçlüsüyle etkisiz hale getiren takımın savunması gerçekten alkışa değer.Sezon içerisinde onları play off lara kadar taşıyan en büyük özellikleri yaptıkları bu sert savunmaydı.Ancak sayı üretmekte oldukça zorlanan Bobcats'in en büyük dezavantajı da bu olsa gerek.İlk maçta Gerald Wallace ikinci maçta Stephen Jackson.İşte bu iki isim takımın skor yükünü sırtlamaya devam ediyor.Bu gece tarihinde ilk kez bir play off mücadelesinde seyircisinin önüne çıkacak olan Bobcats sahadan galibiyet ile ayrılmak istiyorsa kısıtlı olan hücum silahlarından maksimum derecede verim almak zorunda.Konuk Orlando için de birkaç cümle söylemek istiyorum.Seride 2-0 olmanın avantajıyla sahaya çıkacak olan Magic ilk iki maçta beni pek tatmin etmedi.Özellikle dış oyuncuların şutlarıyla ayakta duran Orlando'nun ligin en iyi pivotuna sahip olmasına rağmen pota altından bu kadar az katkı alması düşündürücü.Howard'ı ilk maçta sert savunma ikinci maçta ise haksız düdükler nedeniyle kullanamayan Orlando bakalım bu gece yıldız oyuncusundan nasıl bir katkı alacak.
(alt)

Portland Trail Blazers - Phoenix Suns (1-2)


Seride gergin geçen 3. maçın ardından takımlar tekrar Rose Garden'da karşı karşıya geliyorlar.Phoenix Suns tansiyonun sürekli hat safhada olduğu mücadelede rakibini 89-100 mağlup ederek avantajı tekrar yakalamış oldu.Maçın ve belki de şu ana dek serinin en formda ismi Jason Richardson'dı.Attığı 42 sayıyla play off kariyer rekorunu kırdı, bunun yanı sıra aldığı 8 ribaundla da eski günlerini anımsattı basketbol severlere.Portland cephesinde ise Roy'un yokluğunda Batum'un da sakatlığının nüksedip kenara gelmesiyle işler iyice zora girdi.Yine de benchten gelen Bayless ve Webster ellerinden geleni yaparak farkın daha da açılmasını engellediler.Maçta akıllarda kalan birçok tatsız olay da vardı.Maç içinde önce Bayless ile Frye’ın birbirine karşılıklı sert temasları oyunun tansiyonunu arttırdı. Ardından bir box out mücadelesinde rakibine dirsek atan Amare’ye Aldridge sözlü karşılık verince oyun dışı sertlik tırmanışa geçti. Araya giren oyuncular ve hakem muhtemel bir kavgayı önledi. Bu olayın sonrasında Amare’ye karşı bilenen Juvan Howard, kimine göre mesaj amaçlı, bana göre ise tamamen içgüdüsel olarak intikam için yapılmış olan üst üste iki sert faulle Amare’yi yere serdi. Neyse ki Amare’nin geri vites yapmasıyla olaylar çok fazla büyümedi. Suns, kazandığı bu maçla ev sahibi avantajını geri almanın yanında rakibine büyük bir de psikolojik üstünlük sağlamış oldu.Bu gece de gergin sahnelerin yaşanması muhtemel olan maçta ben konuk ekip Phoenix'i rakibine göre daha avantajlı görüyorum.
(ms2 ve alt)

Memo'ya Büyük Jest


Utah Jazz’da play-off serisinin ilk maçında aşil tendonundan bir sakatlık geçiren ve bir operasyon geçiren Milli oyuncumuz Mehmet Okur’a, takımının Denver Nuggets ile oynadığı üçüncü maç öncesinde yönetim ve taraftarlar “geçmiş olsun” kartı hazırladı. Utah Jazz Takımının Sahibi Gregg Miller ve eşinin de ziyaret ettiği temsilcimiz Mehmet Okur, evinde kıpırdamadan ve sol ayağı yüksek bir konumda dinleniyor. Kişisel web sitesi www.memo13.com’a yapmış olduğu açıklamada takımı Utah Jazz’ın maçlarını evinde takip ettiğini söyleyen Mehmet Okur, ayrıca yönetim ve taraftarların hazırlamış olduğu bu sürprizin kendisini çok mutlu ettiğini söyledi. Mehmet Okur ayrıca, "Buraya geldiğimizden beri Yeliz de bende kendimizi Jazz ailesinin bir parçası gibi hissettik. Salt Lake City'de yaşayan herkes bize destek oldu. Şimdi de zor bir döneme giriyorum. Bu sezon play-off'larda en azından Batı Finaline kadar gidebileceğimizi düşünüyordum. 2010 Dünya Şampiyonasında ise mutlaka madalya almak için kendi vatanımızda oynayacaktık. Bir ABD-Türkiye finalini umut ediyordum. Her ikisinde de yer alamayacağım için çok üzgünüm. Moralimi yüksek tutmaya çalışıyorum. Ancak bazen kolay olmuyor. Jazz forması giyen arkadaşlarım bizim nasıl bir takım olduğumuzu gösteriyorlar. Hepsini kutluyorum. Maçları izlemek oynamaktan daha zor. Eminim ki Milli formayı giyen arkadaşlarımda aynı şekilde kenetlenip madalya için herşeylerini vereceklerdir" dedi.

NBA' DE GECENİN NOTLARI


Miami Heat 98 - Boston Celtics 100



Miami'nin yıldız ismi Dwyane Wade'in son andaki sakatlığı sebebiyle kenardan izlediği ve elinden bir şey gelmediği anda Celtics'ten Paul Pierce, son saniye basketini kaydederek 3. maçta Boston Celtics'i Miami Heat karşısında 100-98'lik bir zafere taşıdı. Boston bu galibiyetle seride 3-0 öne geçti. Celtics, pazar günü Miami'deki maçta seriyi 4-0 ile tamamlamaya çalışacak. Bu arada bugüne kadar hiçbir NBA takımı 3-0'lık bir seriyi geri çevirmeyi başaramadı.
Maçın tamamlanmasına 14 saniye kala 3 sayılık bir atış yaparken sakatlanan Wade, yedeklerden Jamaal Magloire ve antrenör Jay Sabol tarafından taşınarak kenara alındı. Pozisyonun tekrarında Wade'in şutu çektikten sonra Celtics'ten Ray Allen'ın ayağının üzerine düştüğü ve bileğini burktuğu görüldü.
Pierce 32, Allen 25, Rajon Rondo 17 ve Kevin Garnett 16 sayıyla Celtics'in galibiyetinde önemli bir rol oynadı.Maçın son anlarında elinden bir şey gelmeyen Wade, Heat adına 34 sayı 8 asist ve 5 ribaundla maçı tamamladı.


San Antonio Spurs 94, Dallas Mavericks 90




Mavs'den Nowitzki'nin atağında rakibiyle girdiği mücadelede burnu kırılan ve bandajla maça devam eden Manu Ginobili, Spurs'ün 4'üncü çeyreğe tutunmasını sağlayarak seride öne geçmesinde büyük rol oynadı.Ginobili, 15 sayısından 11'ini son çeyrekte kaydederken, maçın ardından yapılan kontrollerinde burnunda kırık olduğu tespit edildi. NBA'in deplasmandaki en iyi ekibi karşısında 94-90'lık zaferle seride 2-1 öne geçen Spurs, avantajı yakalarken 4'üncü maç pazar günü San Antonio'da oynanacak.Mavs'in en etkili ismi olan Nowitzki, maçı 35 sayıyla tamamladı.Spurs'ün elde ettiği zaferde başrolü alan Tim Duncan, peş peşe ikinci maçında 25 sayı kaydetti.Dallas'ta Jason Terry 17, J.J. Barea 14 sayıyla maçı tamamladı. İkinci yarıda yedekte kalan Caron Butler, 2 sayıyla geceyi tamamladı.Spurs'da Tony Parker 23 sayı kaydederek galibiyete çok önemli bir katkı yaptı.



Utah Jazz 105, Denver Nuggets 93

Sakatlığı sebebiyle Mehmet Okur'dan yoksun olan Jazz'da Paul Millsap, hem sayı hem de ribaundda kariyerinin en iyi derecelerine ulaşırken 22 sayı 19 ribaundla oynayarak Utah'ı zafere taşıdı.Utah Jazz, pazar günü Soulitons Arena'da oynanacak 4. maç öncesi elde ettiği 105-93'lük zaferle seride 2-1 öne geçerken, Utah taraftarı maç boyunca yaptığı etkili tezahüratla Nuggets'ın zor anlar yaşamasında etkili oldu.Denver'da Carmelo Anthony 5 faulle sorun yaşarken 25 sayıyla maçı tamamladı.Jazz'da Deron Williams 24 sayı 10 asistle, Carlos Boozer da 18 sayıyla galibiyete katkı yaptı.Nuggets'da Anthony dışında sadece Chauncey Billups çift haneli sayılara ulaştı ve 25 sayı kaydetti.

23 Nisan 2010 Cuma

Manu Türkiye'ye Gelmiyor


Arjantin Milli takımının yıldız oyuncusu Manu Ginobili,zor bir karar alarak 2010 FIBA Dünya Şampiyona'sında takımda yer almayacağını açıkladı.32 yaşındaki süper yıldız, şampiyona boyunca San Antonio’daki evinde karısı ve Mayıs ayında doğacak olan ikizleri ile birlikte olacak.La Nacion gazetesine konuşan Ginobili, “Uzun bir süre boyunca ailemle birlikte bu konu hakkında tartıştık. Hem duygusal hem de mantıksal olarak seçeneklerimizi değerlendirdik. 2010 FIBA Dünya Şampiyonası ile ilgili önemli bir karar alacaktım. Zor bir karar verdiğimi söylemem lazım. Ancak en iyisinin bu olduğuna karar vererek Türkiye’de düzenlenecek olan 2010 FIBA Dünya Şampiyonası’nda yer almamamın bizim için daha iyi olacağına karar verdik.Bu elbette benim için kolay bir karar olmadı. Çünkü uzun zamandır arkadaşlarımla birlikte milli takım formasını giyiyordum ve bundan da büyük keyif alıyordum.Ancak şu anki durumda durumlar çok daha farklı. Düşünmem gereken birçok şey vardı ve dediğim gibi benim için zor bir karar oldu. Herkesin bildiği gibi uzun yıllar çabaladıktan sonra ben ve karım Mayıs ayında ebeveyn olacağız. Ben de bir daha tekrarlanmayacak bu olayın her anında eşimin yanında olmak istedim” değerlendirmesinde bulundu.“Böylesine önemli bir şampiyonayı TV’den seyredecek olmak elbette benim için çok zor olacak” diyen Ginobili, “Televizyon ekranını yiyeceğimden hiç şüphem yok. Bu şampiyonayı kaçıracağı için benim kadar üzülen başka kimse yoktur. Zor ancak doğru bir karar aldığıma inanıyorum. Herkesin beni anlayacağını umuyorum. Milli takımdan ayrılmıyorum. Sadece bu yaz forma giyemeyeceğimi söylüyorum” ifadelerini kullandı.“Her durumda, takımda olan cesaret, yetenek ve istek hiçbir şekilde tartışılmaz. Bu, takımda ben olsam da olmasam da değişmez” diyen Ginobili, “2007 yılında Las Vegas’ta ve 2009 yılında da Porto Riko’da arkadaşlarım bunu kanıtladılar. Eğer Türkiye’de, Nocioni, Oberto ve birkaç yetenekli genç oyuncu olursa, 2010 FIBA Dünya Şampiyonası’nda da podyum için savaşacağımızdan kuşkum yok. Arjantin’i bir numaralı taraftar olarak oğullarım Dante ve Nicola ile üzerimizde formalarımızla San Antonio’dan izliyor olacağız” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak:FIBA

En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu Aaron Brooks



Houston Rockets'ın yıldız oyun kurucusu Aaron Brooks 2009-2010 sezonunun en çok gelişme kaydeden oyuncusu anlamına gelen MIP(Most Improved Player) ödülünü kazandı.Brooks 615 üzerinden 403 puan alarak birinciliğe ulaşırken, bunlardan ilk 62 tanesi ilk sıra oyu olarak Kanadalı ve Amerikalı yazarlar ve yayıncılar tarafından verildi. Oklahoma City Thunder'dan Kevin Durant 17 tane ilk sıra oyu alırken, Memphis Grizzles'ten Marc Gasol 9 tane ve San Antonio Spurs'ten George Hill 7 tane birinci sıra oylarını aldılar.Oyuncular aldıkları her ilk sıra oyundan 5 puan ikinci sıra oyları için 3 puan ve üçüncü sıra oyları için 1 puan alıyorlar.Son 10 senenin ödül tablosu ise şu şekildeydi;

2008-09Danny GrangerIndiana
2007-08Hedo TurkogluOrlando
2006-07Monta EllisGolden State
2005-06Boris DiawPhoenix
2004-05Bobby SimmonsLos Angeles Clippers
2003-04Zach RandolphPortland
2002-03Gilbert ArenasGolden State
2001-02Jermaine O'NealIndiana
2000-01Tracy McGradyOrlando

22 Nisan 2010 Perşembe

Portland Trail Blazers - Phoenix Suns (1-1)


Serinin 3. maçında Portland ile Phoenix Rose Garden'da NBA'in en çılgın taraftarı önünde kozlarını paylaşacaklar.Portland serinin ilk maçında Phoenix deplasmanından galibiyetle dönerek bu seneki playoff serilerinin ilk deplasman galibiyetini kazanmıştı.Ancak serinin ikinci maçında Suns oyuncuları işin ciddeyitini kavramış olacaklar ki ilk dakikadan itibaren önde götürdükleri maçı 119-90 gibi farklı bir skorla kazanarak seriye eşitliği getirdiler.Portland'ta son maçta omuzundan sakatlanıp maçı yarıda bırakan Batum'un durumu maç saati belli olacakmış.Portland sakatlıklar yüzünden bu sezonun Utah ile birlikte kuşkusuz en talihsiz takımı.Oden,Przybilla,Roy derken şimdi de Batum.Nate McMillan'ın zaten kısıtlı olan rotasyonu git gide daralıyor.Bu gece de işleri çok zor olacak.Çünkü Robin Lopez dışında eksiği bulunmayan Suns'a karşı tüm oyuncuların maksimum kapasite ile mücadele etmeleri gerekiyor.Suns için bu geceki tek dezavantaj kendilerini bekleyen ateşli seyirci topluluğu olacak.Bakalım Nash ve arkadaşları bu deplasmandan nasıl bir skorla ayrılacaklar.

Oklahoma City Thunder - LA Lakers (0-2)


LA Lakers ile Oklahoma arasında oynanan ve Lakers'ın 95-92 lik üstünlüğü ile sona eren serinin 2. maçı tam anlamıyla bir seyir zevki sundu izleyenlere.Maçla ilgili anlatılacak çok şey var.Kısaca özetlemek gerekise;Kobe'nin 39 sayılık performansıyla geri dönüşü,çakma sarışın Artest'in maç boyunca Durant'a hırçın savunması ve genç yıldıza yaptırdığı 8 top kaybıyla kariyer rekoru kırdırması,Ibaka'nın 7 bloğu başta olmak üzere Oklahoma'nın toplam 17 bloğu maçta aklımda kalan olaylardan sadece birkaçı.Ama şunu net olarak söyleyebilirim bu seri asla 4-0 bitmeyecek.Lakers her ne kadar play off havasına girmiş olsa da ben muhteşem gençler diye tabir edilen Oklahoma oyuncularının yılın koçu seçilen Scott Brooks'a bir galibiyet hediye edeceklerini düşünüyorum.Bu gece de serinin ilk iki maçı gibi oldukça zevkli bir mücadele bizleri bekliyor.

Chicago Bulls - Cleveland Cavaliers (0-2)


Chicago ile Cleveland serinin 3. maçında United Center'da karşı karşıya geliyor.İkinci maçta ilk maça göre biraz daha zorlanan Cleveland yine de sahadan 112-102 galip ayrılmayı başarmıştı.Maçın kırılma anlarında her zamanki gibi sahneye LeBron James çıktı.Chicago'nun rakibine karşı her hamlesine cevap LeBron'dan geldi.Attığı 40 sayıyla maça damgasını vuran kral bakalım bu gece nasıl bir performans sergileyecek.Chicago Bulls'ta ise koç Vinny Del Negro ilk maça göre dersine iyi çalışmış gibiydi.İlk maçta Shaq karşısında toz duman olan Noah bu kez çok daha ayakları yere basan bir savunmaya imza attı.Hücumda ise Cavaliers pota altını kontrolü altına alan Chicago Noah, Gibson ve Deng’in bulduğu sayılarla Cleveland’a karşı iyi direndi.Pota altı savunmasını iyi yapan Chicago rakibini dış şutlara zorladı fakat bu kez de sahneye süpriz bir şekilde 5/4 üç sayılık isabetle oynayan Jamario Moon çıktı.Bakalım ev sahibi ekip bu gece kendi seyircisi önünde oynamanın avantajını ne kadar kullanabilicek.Ben Chicago'nun hırçın boğası Joakim Noah'ın takımını ateşlemesiyle maçın son ana kadar zevkli ve çekişmeli bir mücadeleye sahne olacağını düşünüyorum.

Yılın Koçu Scott Brooks




NBA'de yılın koçu Oklahoma City Thunder'ı çalıştıran Scott Brooks seçildi.Çarşamba günü Amerikalı ve Kanadalı yazarlar ve yayıncılar tarafından yapılan oylamada Brooks ilk 71 oyu ve 480 puan alarak 313 puan alan Milwaukee Bucks koçu Scott Skiles'in önünde yer alarak birinci oldu. Portland'ın koçu Nate McMillan ise oylamada üçüncü sırada yer aldı. Scott Brooks ilk sezonunda 50-32 ile Oklahoma'da rekor kırarken, geçen sezonki 23-59 rekordan sonra NBA'in en iyi 27 geri dönüş maçına çıkardı.

2008-09Mike BrownCleveland
2007-08Byron ScottNew Orleans
2006-07Sam MitchellToronto
2005-06Avery JohnsonDallas
2004-05Mike D'AntoniPhoenix
2003-04Hubie BrownMemphis
2002-03Gregg PopovichSan Antonio
2001-02Rick CarlisleDetroit
2000-01Larry BrownPhiladelphia
1999-00Doc RiversOrlando

21 Nisan 2010 Çarşamba

Orlando Magic - Charlotte Bobcats (1-0)



Serinin ikinci maçında Orlando ile Charlotte Amway Arena'da karşı karşıya geliyorlar.Taraflar pazar gecesi karşı karşıya gelmiş ve Orlando Magic,Jameer Nelson'un 32 sayı 6 asist 4 ribaundla yıldızlaştığı maçı 98-89 kazanmyayı başarmıştı.Maçın 3. çeyreğinde farkı bir ara 22 sayıya kadar çıkaran Orlando karşısında iyi bir geri dönüş yapan Charlotte farkı 5 sayıya kadar indirse de maçtan mağlup ayrılmaktan kurtulamamıştı.Herşeye rağmen tarihinde ilk kez play offlara katılan bir takımın geçen sezonun finalisti karşısında bu kadar dirençli bir oyun sergilemesi alkışa değerdi.Özellikle Ratliff ve Chandler ile pota altında Howard'a geçit vermeyen Charlotte Gerald Wallace ile de skor üretmeyi başarmıştı.Fakat takımın en önemli yıldızlarından Stephen Jackson'nu dizindeki problem nedeniyle istenilen performansı sergileyememesi mağlubiyeti kaçınılmaz yaptı.Ev sahibi ekipte ise maçın yıldızı tartışmasız 32 sayıyla Jameer Nelson'du.Yılın en iyi savunmacısı seçilen Dwight Howard bir çeyrekte 6 blok yaparak klup tarihine geçse de sadece 5 sayı üretebildi.Hidayet'in boşluğunu doldurmak için alınan Vince Carter ise ilk play off maçında 19/4 şut isabetiyle herkesi hayal kırıklığına uğrattı.Bu gece ki maçın da en az ilk maç kadar zorlu geçeceğini düşünüyorum.Kurt hoca Larry Brown'un takımını ne kadar iyi motive ettiğini ilk maçta görmüştük.Açılan 188.5 sayı barajından alt oynamak en mantıklı seçim olsa gerek.
(alt ve ms2)

Marcus Camby 2 Yıl Daha Portland'ta


Marcus Camby Portland Trail Blazers ile olan sözleşmesini 2 yıl daha uzattı.Yapılan anlaşmanın süresi henüz netlik kazanmazken, Marcus Camby 16 şubat tarihinde Los Angeles Clippers takımından Travis Outlaw ve Steve Blake ile takas edilerek alınmıştı.Portland Trail Blazers 23 normal sezon karşılaşmasına çıkan Marcus Camby, Greg Oden ve Joel Przybilla’nın sakatlıklarında bu oyuncuların yerini doldurmuştu.36 yaşındaki oyuncu play off serisinin ilk maçında Phoenix Suns’ı mağlup ettikleri karşılaşmada 17 ribaund almıştı.

Boston Çok Farklı !



NBA'de play-off heyecanı dün gece oynanan 4 karşılaşma ile devam ederken Boston ile Miami serinin 2. maçında TD Garden'da karşı karşıya geldi.Maçtan 106-77 gibi farklı bir skorla galip ayrılan Boston Celtics seride durumu 2-0 a getirmiş oldu.Ev sahibi ekipte Ray Allen 9/7 üçlük isabeti bularak 25 sayı,5 ribaund ve 3 asistlik performansıyla maçın en skorer ismi oldu.İlk maçta Q-Richardson ile yaşadığı olaylar nedeniyle 1 maç ceza alan Kevin Garnett'in yerine maça ilk 5 başlayan Big Baby lakaplı Glen Davis 23 sayı 8 ribaund ve 1 asistlik performansıyla KG'yi aratmadı.Rakibine 2.periyotta sadece 10 sayı şansı tanıyan Celtics devreyi 49-33 lük skorla önde kapadı ve bu farkı maç sonuna kadar korumayı başardı.Konuk Miami ise tam bir hayal kırıklığıydı.Özellikle Garnett'in yokluğunda kendisinden çok şey beklenilen Jermaine O'Neal 10/1 isabetle sadece 2 sayı üretebildi.Takımın all-star oyuncusu Dwayne Wade ise 29 sayı ile oynasa da galibiyete engel olamadı.Boston Celtics'in uzun zaman sonra bu kadar arzulu ve hırslı oyunu eminim benim gibi tüm Boston hayranlarını heyecanlandırmıştır.Takımlar serinin üçüncü karşılaşmasını cumayı cumartesiye bağlayan gece Miami'de oynayacaklar.

Yılın Savunmacısı Dwight Howard



NBA'de yılın savunmacısı ödülü üst üste 2. kez Orlando'nun ''Superman'' lakaplı all-star pivotu Dwight Howard'ın oldu.Dwight Howard normal sezonda oynadığı 82 karşılaşmada 13.2 ribaund, 2.8 blok ortalaması ile ödülü kazanırken, iki kategoride de ikinci kez üst üste ödül alan ilk oyuncu oldu.Oylamada Dwight Howard paneldeki 122 gazetecinin 110 tanesinin oyunu aldı ve 576 puan toplayarak birinci oldu.Atlanta Hawks'tan Josh Smith 136 puan ile ikinci sırada, Charlotte Bobcats'ten Gerald Wallace ise 113 puan ile üçüncü sırada yer aldı.

2008-09 Dwight Howard Orlando
2007-08 Kevin Garnett Boston
2006-07 Marcus Camby Denver
2005-06 Ben Wallace Detroit
2004-05 Ben Wallace Detroit
2003-04 Ron Artest Indiana
2002-03 Ben Wallace Detroit
2001-02 Ben Wallace Detroit
2000-01 Dikembe Mutombo Philadelphia-Atlanta
1999-00 Alonzo Mourning Miami

NBA Kupon

Arkadaşlar kuponumu yayınlamadan önce şunu belirtmeliyim;NBA'de play offlar başladı ve tüm seriler oldukça zorlu geçiyor.Yayınladğımız kuponlardaki maçların hepsine aynen basmak zorunda değilsiniz.Kafanıza yatan maçları değerlendirip,kupon oluşturabilirsiniz..Herkese bol şans

701 - iy1 Atlanta - Milwaukee
802 - iy1 Phoenix - Portland
702 - ms2 Boston - Miami

20 Nisan 2010 Salı

Atlanta Hawks - Milwaukee Bucks (1-0)



Atlanta ile Milwaukee arasındaki serinin 2. karşılaşması bu gece Philips Arena' da oynanacak.Hatırlanacağı gibi ilk maçtan ev sahibi takım Atlanta Hawks 102-92 lik skorla galip ayrılmıştı.Konuk ekipte yıldız pivot Bogut'un sezonu kapamasının onlar için ne denli büyük bir eksiklik olduğu Atlanta maçıyla birkez daha görüldü.İlk maçta Josh Smith ve Al Horford ile rakibini adeta havadan bombalayan Atlanta maçı sürekli kontrol altında tutmuştu.Bu takımın ne denli genç ve atletik yıldızlara sahip olduğunu birkez daha gördüm.Sezon içinde pekte ortalarda gözükmeyen Mike Bibby de attığı 19 sayıyla birlikte kendini bulmuş gibiydi.Konuk ekip ise sadece çaylak oyun kurucusu Brandon Jennings'in çabalarına ve sürekli atılan dış şutlara güvendi fakat pek başarılı olamadı.Zaten Milwaukee oyuncularının play offlara kalması bile onlar için büyük başarı olsa gerek.Bu gece ki maça da Atlanta'nın hızlı başlayacağını ve maçtan galip ayrılarak seride durumu 2-0 getireceğini düşünüyorum.
(iy1)

LeBron James 2 - 0 Chicago Bulls



Cleveland ile Chicago arasında oynanan serinin ikinci maçında kazanan taraf 112-102 lik skorla ev sahibi Cleveland oldu.Maça her iki takım da karşılıklı sayılar üreterek başladı.Chicago'da koç Vinny Del Negro belli ki dersine iyi çalışmıştı.İlk maça nazaran çok daha pota altına top indiren bir Chicago vardı sahada.Savunmada da Noah'ın Shaq'a karşı iyi direnmesi oyunu dengede tuttu.İlk çeyrekte Anthony Parker'ın üst üste attığı iki üçlükle fark birden açıldı ve çeyrek 28-22 Cleveland'ın üstünlüğüyle geçildi.İkinci çeyreğe Varejao'nun basketiyle başlayan Cleveland oyunu sürekli önde götürse de istediği farkı bir türlü yakalama fırsatı bulamadı çünkü karşısında ilk maça göre çok daha dirençli bir Chicago takımı vardı.LeBron ikinci çeyreğin sonuna doğru Chicago'nun öne geçmesiyle sazı yavaş yavaş eline aldı ve üst üste basketler bularak takımını tekrar öne geçirdi.Chicago ise Rose ve Murray ile karşılık verdi ve devreye 52-50 Cleveland'ın üstünlüğüyle girildi.İkinci yarıyla birlikte erken faul problemine giren Shaq yerini Varejao'ya bırakınca Noah rakibine karşı hemen üstünlüğünü kurdu ve Rose ile sürekli ikili oyun oynayarak takımını ayakta tutmaya çalıştı.Aynı şekilde ilk maçın suskun ismi Luol Deng de bu maçta çok daha istekli ve üretkendi.Cleveland cephesinde ise kral adeta tek başına Chicago'ya kafa tutuyordu.Son çeyreğe 77-77 eşitlikle girildi.Skor son çeyrekte de başa başa gidiyordu ki kral maçın bitimine 3 dakika kala tekrar sahneye çıktı ve üst üste attığı 11 sayıyla takımını galibiyete taşıdı.41 dakika oyunda kalan LeBron 40 sayı,8 asist,8 ribaund ile adeta devleşti.Ev sahibi ekipte benchten gelerek çok kritik anlarda bulduğu 5 te 4 üçlük isabetiyle 12 sayı kaydeden Jamario Moon galibiyette önemli bir rol oynadı.Konuk takımda ise Noah 25,Rose 23 ve Deng 20 sayıyla oynasalar da LeBron James'e dur diyemediler.Bu galibiyet ile seride durum 2-0 a gelmiş oldu.Galibiyete rağmen Cleveland'ta LeBron James dışındaki oyuncuların ilk maçtaki galibiyetten sonra bir hayli rehavete kapıldığını söylemeden geçmek olmaz.Eğer bu rahatlık serinin kalan maçlarında da devam ederse Cleveland'ın işi hiçte kolay olmaz.

NBA Yıldızlarının Dövme Çılgınlığı

















19 Nisan 2010 Pazartesi

Denver Nuggets - Utah Jazz (1-0)


Batı konferansında Denver - Utah arasındaki serinin ilk maçında galip gelen taraf 126-113 lük skorla Denver olmuştu.Özellikle Carmelo'nun attığı 42 sayı maça damga vuran olayların başındaydı.Play off larla birlikte yıldız oyuncuların performanslarında gözle görülür bir artış söz konusu.Konuk ekp Utah Jazz'da ise talihsizlikler takımın yakasını bırakmıyor.İlk maçta milli basketbolcumuz Mehmet Okur penetre ederken aşil tendonundaki sakatlığın nüksetmesi nedeniyle kenara gelerek soyunma odasına gitti.Mehmet Okur'un yarın ameliyat olacağı ve en 4 ay sahalardan uzak kalacağı açıklandı.Mehmet Okur, internet sitesine yaptığı açıklamada, sezonu kapattığı için çok üzgün olduğunu ifade ederek, ''Kopma olmadığı için tabii ki mutlu olmam gerekiyor. Ancak ameliyat olacağımdan dolayı çok da mutlu olduğumu söyleyemem. En az bir ay ayağımın alçıda olacağı, daha sonra da özel bir bot giyeceğim söylendi. Bu sezonu kapattığım için çok üzgünüm. Bundan 10 gün önce bana sorsaydınız, 'ne olacak diye', cevap olarak 'En azından bir Batı Yakası finali' derdim'' dedi.Bu şanssız sakatlıktan sonra genç oyuncular Millsap ve Fesenko Memo'nun yerini ne kadar doldurabilecek orası tartışılır.Bu gece oynanacak olan serinin 2. maçında ben yine Denver'ın moralsiz ve eksik Utah'ı mağlup edeceğini düşünüyorum.
(ms1)

Cleveland Cavaliers - Chicago Bulls (1-0)


Cleveland ile Chicago serinin ikinci maçında karşı karşıya geliyor.Serinin ilk maçını Cleveland baştan sona önde götürdü ve 96-83 lük skorla rahat bir galibiyet elde etti.LeBron James'in son maçlara doğru dinlendirilmesi ve Shaq'ın da sağlıklı bir şekilde geri dönmesi Cleveland'a oldukça yaramış gibi gözüktü.Neredeyse hiç zorlanmadılar 48 dakika boyunca.Chicago cephesinde ise Derrick Rose yine tek kaldı.Koç Vinny Del Negro'nun çok şey beklediği Kirk Hinrich ve Luol Deng serinin ilk maçında hiç ortada yoktular.Noah ve Miller'ın da Shaq karşısında ezilmesi mağlubiyeti kaçınılmaz yaptı.Bu gece ki maçta da aynı senaryoların yaşanması olası.Taraftarıyla bir bütün olan Cleveland'ı play-off lar boyunca bu salonda mağlup edebilecek bir takım olacak mı şimdiden merak ediyorum.Rakibe verilen handikabın çok fazla olmasından dolayı ms1 oynamaktansa açılan 191.5 luk sayı barajından alt seçeneği oynamak en mantıklı seçim olsa gerek.
(alt)

Garnett 2. Maçta Yok !


NBA'de cumartesi gecesi oynanan Boston-Miami serisinin ilk maçında,maçın bitimine az bir süre kala Miami Heat'ten Quentin Richardson'ın sakatlanarak yerde yatan Boston Celticsli oyuncu Paul Pierce'ye yaklaştığı sırada bu oyuncunun suratına dirsek atan Kevin Garnett, 1 maç cezalandırıldı.Olayın diğer kahramanı Quentin Richardson ise 25.000 dolar para cezasına çarptırıldı.Serinin ilk maçını Boston Celtics 85-76 kazanmıştı.Serinin ikinci maçı ise salıyı çarşambaya bağlayan gece 03:00 te oynanacak.

18 Nisan 2010 Pazar

NBA Maç Yayınları

00:30 LA Lakers - Oklahoma / NTVSPOR (Bant)
05:30 Phonenix - Portland / NBA TV

Phoenix Suns - Portland Trail Blazers


NBA'de play off lara en formda giren ekip olan Phoneix ile en önemli yıldızı Brandon Roy'u sakatlığa kurban veren Portland bu seride karşı karşıya gelecek.Normal sezonun son maçında Utah deplasmanında olan ve sahadan 100-86 lık skorla galip ayrılan Suns bu maçta adeta gövde gösterisi yaptı.Amare ve Nash takımı sürüklemeye devam ediyor.Jay-Rich ve Grant Hill de tecrübeleriyle bu ikiliye katkı sağlıyorlar.Phoenix Suns son Utah maçında sahadan sadece 86 sayı yiyerek ayrılması gerektiğinde savunma da yapabileceklerinin kanıtıydı.Portland ise şansız bir sezon geçirmeye devam ediyor.Greg Oden ve Przybilla'dan sonra Brandon Roy da sakatlanarak sezonu kapadı.Artık yola en büyük kozu olmadan devam edecek koç Nate McMillan onun yerini Batum ve Rudy Fernandez ile doldurmaya çalışacak.Phoenix eğer son zamanlardaki performansını bu seriye yansıtabilirse ki bence yansıtacak bu seriden 4-2 gibi bir skorla galip ayrılır.Maça gelince formda Phoenix eksik rakibi karşısında daha avantajlı.Saha avantajını kullanarak sahadan galip ayrılırlar diye düşünüyorum.
(iy1)

Dallas Mavericks - San Antonio Spurs


Batıda Teksas derbisine sahne olacak seride Dallas ile San Antonio karşı karşıya gelecek.Sezon ortasında yapılan takaslardan en karlı çıkan takım kuşkusuz Dallas oldu.Özellikle Caron Butler ve Brandon Hayewood performansları ile ilk 5 te kendilerine yer buldular.Jason Kidd ve Dirk Nowitzki de yıllanmış şarap gibiler,yıllar geçtikçe üstüne koyup devam ediyorlar.Diğer tarafta batının son yıllarda Lakers ile birlikte en önemli takımlarından SA Spurs bulunuyor.Arjantinli yıldız Manu Ginobili bu sezon kariyerinin adeta ikinci baharını yaşıyor.Son dönemlerdeki artan performanısyla yıllık 10 milyon dolarlık sözleşmeyi de sonuna kadar hak etti ve sözleşmesini 3 yıl daha uzattı.Takıma sezon başında yapılan McDyess,Richard Jefforson ve Keith Bogans takviyleriyle zengin bir kadro oluşturulmuş durumda.Tabiki Duncan gibi bir istikrar abidesini de unutmamak gerek.Çoğu kişiye göre bu seride Dallas favori gösterilse de ben SA Spurs'un asla kolay lokma olmayacağını düşünüyorum.Son dönemlere doğru Spurs'un Lakers, Celtics, Nuggets, Thunder ve Heat gibi takımları deplasmanda yendiğini unutmamak gerek.Maça gelince serinin genelinde olduğu gibi ben maçta da konuk takıma güveniyorum ve sizlere 5.5 handikabı da göz önüne alarak ms2 seçeneğini öneriyorum.
(ms2)

Orlando Magic - Charlotte Bobcats


Geçen sezonun finalisti Orlando Magic sezon başında yaptığı Matt Barnes,Jason Williams ve Brandon Bass hamleleriyle bench gücüne güç katmış durumda.İlk 5 te ise Hidayet'in yerine alınan Vince Carter takıma skor olarak büyük katkılar sağlasa da savunma için aynı şeyleri söylemek pek mümkün değil.Zaten Orlando'nun geçen sezonki finalde Lakers'a boyun eğmesinin nedeni de savunma zaaflarından kaynaklanıyordu.Doğuda Cleveland'a dur diyebilecek tek takım olan Orlando'nun savunmasını sertleştirdiği takdirde geçen sezonki başarısını tekrarlayamaması için hiçbir sebep yok.Efsane yıldız Michael Jordan'ın yarı ortağı olduğu Charlotte ise bu sezon sert savunması ve kontrollü oyunuyla hafızalarımızda yer edindi.Sezon başı takıma katılan Stephen Jackson,Gerald Wallece ile birlikte takımın en önemli silahları durumunda.Fakat iki takımı göz önüne aldığımızda büyük bir kalite farkı ortaya çıkıyor.Kaldı ki Larry Brown'un öğrencilerinin bu seride kazanacağı maç sayısı 1 yada 2 gibi gözüküyor.Maça gelince Charlotte'nin pota altı oyuncusu Tayson Chandler'in sakatlığından ötürü bu gece takımını yalnız bırakacak olması Dwight Howard'ın işini daha da kolaylaştıracaktır.Ben Orlando'nun hızlı başlayıp baştan sona üstün götüreceği maçta rakibini mağlup edeceğini düşünüyorum.
(iy1)

L.A Lakers - Oklahoma City Thunder


Bu sezonun tartışmasız en büyük süprizini gerçekleştiren Oklahoma City Thunder şimdiden gönüllerin şampiyonu oldu.Kevin Durant'ın inanılmaz performansına Westbrook ve Jeff Green gibi oyuncuların da katkı sağlamasıyla play off lara kadar gelen bir Oklahoma izledik.Ama onlar normal sezonu hiç istemedikleri bir yerde 8. sırada bitirdiler ve geçtiğimiz sezonun şampiyonu,bu sezonunda en büyük favorilerinden LA Lakers'ın rakibi oldular.Sezon içerisinde her ne kadar tutuk gibi gözükseler de ben Lakers oyuncularından bu seriyle birlikte yüksek bir performans bekliyorum.Kobe Bryant ve Andrew Bynum henüz sakatlıklardan tam olarak kurtulabilmiş değiller.Ve onların özellikle de Kobe'nin sergileyeceği performans onlar için çok önemli.Maça gelince ben Oklahoma'nın kolay kolay teslim olmayacağını düşünüyorum ve 10.5 luk handikaba güvenerek sizlere ms2 tercihi öneriyorum.
(ms2)

Carmelo Attı,Memo Sakatlandı !



Batı konferansında Denver - Utah arasındaki serinin ilk maçında galip gelen taraf 126-113 lük skorla Denver oldu.Denver Nuggets'ta, Carmelo Anthnoy attığı 42 sayı ile galibiyette büyük bir pay sahibi olurken, Smith 20 sayı, 6 ribaund, 2 asist, Nene 19 sayı, 6 ribaund, 3 asist ve C.Billups 15 sayı, 1 ribaund, 8 asist ile maçı noktaladı.Utah Jazz'da Deron Williams'ın 26 sayı, 2 ribaund, 11 asistlik performansı mağlubiyeti önleyemedi. Utah'ın play-off turundaki en büyük kozu olan Carlos Boozer ise 19 sayı, 8 ribaund ve 5 asistlik performansı ile maçı tamamladı.Maçı kaybetmenin ötesinde Utah Jazz'da milli basketbolcumuz Mehmet Okur karşılaşmanın ikinci çeyreğinde penetre ederken aşil tendonundaki sakatlığın nüksetmesi nedeniyle kenara gelerek soyunma odasına gitti.Milli basketbolcumuzun durumu bu akşam çekilecek MR sonrası belli olcaksa da ne yazık ki sezonu kapatmış olma ihtimali oldukça yüksek.

Atlanta İyi Başladı


Gecenin bir diğer heyecanlı mücadelesi Atlanta' daki Philips Arena' daydı. Özellikle takaslardan sonra oldukça güç kazanan, sezonun en büyük sürprizlerinden Milwaukee Bucks, sezonu Boston' ın üzerinde 3. bitiren ve korkutucu yeteneklere sahip Atlanta Hawks ' ın konuğuydu. Bogut' suz Bucks, mücadeleye oldukça tutuk hücum anlayışı ve zayıf pota altı savunması ile başladı. İlk izlenimlere göre pota altından Al Horford ve takım halinde orta mesafe şutlarla etkili olan Hawks, Bucks' in canına okuyacak gibiydi. Beklenen de gerçekleşmede gecikmedi. 34-17 lik ilk periyot skoru, 38' lik Kurt Thomas' ın berbat savunması, Salmons' un şaşkın basketbolu, koç Scott Skiles' ın sinirlerini tepesine çıkarmıştı. İşin ilginci ise bencil çaylak Jennings' in tek başına takımını sırtlamasıydı. Devre arası geldiğinde, takımının attığı 40 sayının tam yarısı Jennings' in imzasını taşıyordu. İlk yarıda işler gayet yolundaydı Hawks için..Suskun Bibby gayet yüzdeli oynuyordu. İyi savunma da herşeyi çözmüştü ve fark çoktan 22 sayıyı bulmuştu. Fakat Milwaukee' nin, Salmons' un da devreye girişiyle 3.periyotta müthiş bir geri dönüş yapacağını kimse tahmin etmiyordu. Tek hanelere inen fark, daha da inmeye gebeydi. Fakat az zamanda çok fırsat kaçırdı Bucks. En kritik anlarda pas yapmak yerine, yanlış tercihlerle, zor şutları seçince Stackhouse ve Ridnour.. Milwaukee bir türlü skorda dengeyi kuramadı ve yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı.. Hawks' da ilk 5 teki tüm oyuncuları çift haneli sayılara ulaşırken, en dikkat çekici performans Bibby ' nin 9 da 8 isabet ile 19 sayıyla oynamasıydı. Bucks ' da ise Derrick Rose ile aynı kaderi paylaşan Jennings, 34 sayıyla yıldızlaşmasına rağmen takımına galibiyeti getiremedi.
ö.F

Cleveland Güle Oynaya...


Gecenin ilk mücadelesinin sonucu ''belki'' de belliydi..Cavs' ın muhteşem başlangıcı, müthiş galibiyeti gibi yakıştırmalar, maç öncesinde, ABD basınında çoktan yapılmaya başlanmıştı..Benim gibi birçok insan, 4-3 lük müthiş Boston-Chicago serisini hala unutmamış olacaktı ki Bulls' un direnmeden teslim olmamasını bekliyordu...Fakat o anımsanan Bulls dün gece sahada (Rose hariç) yok gibiydi ve bizi yanıltmakta hiç zor olmadı onlar için..
Tam kadro ,tam konsantreli, tam moralli başladı Cavs mücadeleye. Kral da dönmüştü tribünlerdeki tatilinden, yaşlı kurt Shaq da dönmüştü biraz sakatlık biraz da kafa izninden. Ama ikisi de bugünü beklediklerini çok belli ediyordu. 38 lik kara bela yine müthiş olgun çıktı maça; takım arkadaşlarının da vokaliyle mücadeleye beklendiği gibi etkili başladı.. İlk periyot sonunda ev sahibi rüzgarı arkasına alarak rahatlıkla 32 sayı bulmuştu.. 2.periyotun başlaması ile Cleveland basket buldukça, konuk ekip iyiden iyiye kırılıyordu...Vitesi boşa atan ve ilk periyotta aldığı hızla yoluna devam eden evsahibi ekip, devreye de 15 sayı farkla gitti.. 3.periyodun süresi işlemeye başladığında ise Bulls oyunu Derrick Rose 'un üzerine yıkmış, çabalamaya başlamıştı biraz biraz Rose' un rüzgarıyla.. Fakat her iki takım açısından da sert savunmalar, isabetsiz şutlar, zengin top kaybıyla geçen periyot, pek bir kısırdı. Cavs istediğini alıyor, Bulls ise adeta akıntıya kürek çekiyordu... Ama aradaki mesafe bir türlü erimedi ve 96-83 ile ilk round' u çok kolay aldı Cleveland, hiç zorlanmadan, hiç ''zorlamadan''..Olan Rose'un 28 sayı 10 asistlik müthiş performansına oldu fakat kendisini pek sıkmadığı maçta Lebron 24 sayı 6 reb 5 asistle oynayarak ilerleyen bölümlerde şov yapacağının ilk sinyalini verdi...
^ö.F>